HABER DETAYI
Mutluluğun Markası



Her Şehre Farklı Klima
08.04.2013
Türkiye’de klimalar için ‘bölgesel sınıflandırma’ya geçiliyor. Yeni uygulama klimaların hangi ilde ne kadar verimli çalıştığını gösteren etiketlerle satılmasını sağlayacak. Böylece, tüketiciler evlerine klima taktırırken, bulundukları ilin iklim şartlarında en verimli çalışan klimayı seçme imkanına kavuşacak.

BEYAZ eşya ürünlerinde uygulanan enerji sınıflandırmasının, aynı anda 4 mevsimin yaşandığı Türkiye’de yanıltıcı sonuçlar doğurması, yıllık hacmi 3.2 milyar dolara ulaşan ısıtma-soğutma sektöründe ‘bölgesel sınıflandırma’ya geçişi beraberinde getirdi. Bu da önümüzdeki yılbaşından itibaren Türkiye’de satılacak tüm klimalarda hangi ilde ne kadar verimli çalıştığını gösteren yeni etiketlerle satılmasını sağlayacak. Böylece, evlerine klima taktırmak isteyenler bulundukların şehrin iklim şartlarına en uygun klimayı seçme imkanına kavuşacak.

DIŞ VE İÇ SICAKLIK YETERSİZ

Şu anda Türkiye piyasasında satışı gerçekleştirilen klimaların enerji sınıflandırması, sadece belli bir dış ve iç ortam sıcaklığı baz alınarak yapılıyor. Bu da 35 derece dış ortam, 6 derece de iç ortam sıcaklık oluyor. Oysa, kavurucu yaz sıcaklarında İzmir, Mersin, Antalya gibi Ege ve Akdeniz illerinde bu ısı değerlerinin çok üzerine çıkılırken Sivas Yozgat, Erzurum, Kars gibi İç ve Doğu Anadolu illeri ise çok daha serin olabiliyor. Böyle olunca da, A plus (+) enerji verimliliğine sahip bir klima, İstanbul’da çok düşük enerji tüketimiyle çalışırken, aynı klima Antalya ya da Erzurum gibi farklı iklim koşullarında aşırı tüketim yapabiliyor.

KLİMADA VERİMLİK HARİTASI

Tüketicilerin yanıltılmasına yol açan bu uygulamadan vazgeçilip, bölgesel sınıflandırmaya geçiliyor. Bu amaçla da ilk önce Türkiye’nin bir iklimlendirme haritası oluşturuldu. Bu haritada Türkiye üç farklı bölgeye ayrılıyor. Yeşil renkle gösterilen bölge, ağırlıklı olarak Marmara, Karadeniz, Güney Doğu illerinden oluşurken, maviyle gösterilen bölge İç ve Doğu Anadolu, kırmızı bölgeye ise Ege ve Akdeniz illerinin hakim olduğu görülüyor. Klima ve kombi üreticisi firmalar, önümüzdeki yıl başından itibaren ürünlerinin enerji sınıflandırmasını bu iklimlendirme haritasına göre yapmak zorundalar. Bu da İstanbul’da A plus diye satılan bir ürünün Erzurum’da E, Antalya’da B sınıfı olmasına yol açabilecek. Ya da İstanbul’da B enerji sınıfına giren bir ürünün Antalya’da A, Erzurum’da D sınıfı olduğunu gösterebilecek. Tüketici de bulunduğu ile göre en yüksek verimliliği sağlayan ürünler arasından tercih yapma imkanına kavuşacak.

Sessiz çalışıp havayı nemlendiriyor

ISITMA-soğutma sektörünün dünyadaki yıllık hacmi, 88 milyar doları buluyor. Bunun 32 milyar dolarını ısıtma, 56 milyar dolarını ise soğutma sistemleri oluşturuyor. Yıllık hacmi 2.3 milyar dolar olan Türkiye’de ise tam tersini gelişme yaşanıyor. Türkiye pazarının 1.3 milyar dolarını ısıtma oluştururken, soğutmanın payı 1 milyar dolarda kalıyor. Ancak, son dönemlerde hızla büyüyen soğutma sistemleri pazarı, 2015 yılından itibaren toplam pazara hakim olması bekleniyor. Anti damping uygulamasına kadar piyasaya giren ucuz ürünler, Türk tüketicileri üzerinde klima kullanım alışkanlığının yaratılmasını sağladı. Bu ürünler sayesinde klima kullanımı hızla arttı. Ancak artık trend bir yandan soğuturken diğer yandan ortamı nemlendiren ürünlee kayıyor.

Hürriyet Gazetesi'den Sn.Erkan Çelebi'nin 08.04.2013 tarihinde kaleme aldığı köşe yazısından ALINTIDIR.
Haberler